- Katılım
- 23 Şubat 2025
- Mesajlar
- 15
- Mesleğiniz
- Bilişim
Konya'nın Beyşehir karayolunun 17. kilometresinde, Başarakavak yoluna sapıldıktan sadece bir kilometre sonra, Altınapa Baraj Gölü'nün sahasında yer alan Altınapa Hanı, Türkiye Selçuklu Dönemi'nin önemli yapılarından biridir. Selçuklu Sultanı II. Süleyman Şah'ın tahta çıkış yıllarına denk gelen dönemde, dönemin etkili devlet adamlarından Şemseddin Altınaba tarafından inşa ettirilmiş olan bu han, Konya-Beyşehir-Antalya kervan yolunun ilk önemli durağı olarak kayıtlara geçmiştir.
Hanın adı, bazı kaynaklarda "Altunba Hanı" olarak da geçse de, adını inşasına öncülük eden Şemseddin Altınaba'dan almaktadır. Vakfiyesi, 1202 yılının Mart-Nisan aylarına tarihlenen han, Selçuklu yapılarının erken örneklerinden biri olup, avlulu ve kapalı kısmı bulunan bir yapıdır.
Hanın güneydoğu köşesinde yer alan mescit de zamanla yıkılmıştır. Avlu kısmı, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen bir plan izlerken, kuzey ve güneydeki tonozlu mekânlar sivri takviye kemerleriyle desteklenmiştir. Kapalı bölüm, tonoz örtülü üç sahadan oluşmakta ve iç mekan, kemerleri taşıyan ayaklarla desteklenmektedir. Günümüze kadar büyük ölçüde sağlam kalmış olan kapalı kısım, büyük oranda tahribata uğramış olan giriş kısmı ve taçkapı bloğunun yıkılması nedeniyle önemli bir kayıp yaşamıştır.
Hanın adı, bazı kaynaklarda "Altunba Hanı" olarak da geçse de, adını inşasına öncülük eden Şemseddin Altınaba'dan almaktadır. Vakfiyesi, 1202 yılının Mart-Nisan aylarına tarihlenen han, Selçuklu yapılarının erken örneklerinden biri olup, avlulu ve kapalı kısmı bulunan bir yapıdır.
Mimarisi ve Yapı Özellikleri
Altınapa Hanı, tipik Selçuklu hanları gibi taş, mermer ve devşirme malzemeler kullanılarak inşa edilmiştir. Hanın kapalı kısmı, doğu-batı doğrultusunda yer alan 24x17.6 metre boyutlarında olup, avlu bölümüyle neredeyse eşit ölçülere sahiptir. Ancak zamanla tahrip olan doğu kanadı, avlunun uzunluk ölçüsünü etkileyen bir kayıp yaratmıştır. Hanın doğusunda yer alan taçkapısı, dönemin tipik mimari özelliklerine sahip olup, tonozlu sivri kemerleriyle dikkat çekiyordu. Ancak günümüzde bu kapı tamamen yok olmuştur.Hanın güneydoğu köşesinde yer alan mescit de zamanla yıkılmıştır. Avlu kısmı, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen bir plan izlerken, kuzey ve güneydeki tonozlu mekânlar sivri takviye kemerleriyle desteklenmiştir. Kapalı bölüm, tonoz örtülü üç sahadan oluşmakta ve iç mekan, kemerleri taşıyan ayaklarla desteklenmektedir. Günümüze kadar büyük ölçüde sağlam kalmış olan kapalı kısım, büyük oranda tahribata uğramış olan giriş kısmı ve taçkapı bloğunun yıkılması nedeniyle önemli bir kayıp yaşamıştır.